Bağımlılık; herhangi bir canlı, nesne ya da maddeye duyulan ihtiyaç.
Kimi zorunluluktur kimi de kişisel, keyfi bir nevi.
Gelişen çağımızda bir çok yeni şeyler ortaya çıkıyor. Kimi telefon bağımlısı, kimi alışveriş, kimi bilgisayar bağımlısı, kimi aşk, kimi kumar, araba, sigara, vs...
Seks bağımlılığı bile çıktı hastalık adı altında. En illeti de uyuşturucu olsa gerek. Her yaş grubunun kendine göre bir tutkusu, ihtiyacı var. Bazıları zamanla sıkılıp bırakıyor ya da zorla istemeye istemeye bırakmak durumunda kalıyor.
Uyuşturucu öyle değil işte. Bunu benim söylememe gerek yok. Ya haberlerde görüyoruz ya çevremizde ya da bizzat kendimiz yaşıyoruz. Kullanmak yanlış birşey elbette ama hiç bu gençler ya da kişiler neden bunu kullanıyor? sorusunu hiç düşündünüz mü? Cevabını elbet bilemeyiz ama bu soruyu aklımızdan geçirmek bile; anlamak, onların yerine koymak değil midir kendimizi.
Yanlış anlaşılmak istemem, burada uyuşturucu kullananları desteklemiyorum ama suç kimin?
Büyük adamların kirli elleri yarının bembeyaz geleceği olan gençliğin yakasında ve bu seviye zamanla daha da aşağılara iniyor. Mantıklı mı peki geleceği şimdiden karartmak?
ÖZÜR DİLERİM mantık bunun neresinde ki.
Çok mu ihtiyacımız var bu maddeye, bu kadar çok mu dertliyiz, ya da insanlar, aileler bu durumu göremeyecek kadar kör mü ?
Kim kendini bile bile ateşe atar?
Ben bırakırımlarla başlayan ilkler hiç bırakılmıyor nedense. ''Arkadaş kurbanı oldum'' Arkadaşın olsa zaten seni bu illete teşvik etmezdi.
Zevk için, ortam için değer mi her şeyi mahvetmeye. Ölümden başka her şeye bulunmuş çare bu nedir ki.
Göz göre göre öldürmek kendini, verilen bu emanete ihanettir. Bu kadar sorumsuz, vurdumduymaz olmak, hayatı olduğu gibi bırakmak çare değil. Bir silkinin ya, bir bakın kendinize.
Dön bir geçmişine bak!
Gör senin için üzülenleri sana yardım etmeye çalışanları, olmasa bile ki sen hediyesin bu hayat için. Bu anlamsızlığı, bu hayatı yaşamak için doğmadın ki sen. Verilen bu canın bir anlamı bir amacı olmalı . Dünya bile her sabah karanlığından kurtulup yüzünü güneşe dönüyor.
Sizinki nasıl bir dünyadır ki “doğan güneşe” inat karanlık.
Oturun sorgulayın kendinizi, aşamadıklarınızı anlatın elbet sizi dinleyecek vardır birileri.
Ve siz aileler bu kadar ısrarcı olmayın anlamamak için, eğer siz anlamıyorsanız, anlayışlı bir evlat beklemeyin karşınızda.
Ne bugünü mahvetmeye değer ne de yarını.
Her şeye rağmen dolu dolu yaşa her saniyeyi ve bu gece yattığında kendin ve seni sevenler için söz ver ki yarın doğan güneşin bir anlamı olsun. |