.jpg)
Uzaktan onu tanır gibi oldum. Saçları sıfıra vurulmuş ve esmer. Esmer ve kolsuz tişört giymiş. Meydanda oturuyordu. “Sonra döner bakarım, o mu” dedim. Daha burnu kanamıyordu o zaman. Döndüğümde bir adam onu dövüyordu. Koştum, o tanıdığım kişi değildi. Teknecilerden birisi de koştu. “ne oluyor yahu?” dedi.”Oturmuş oraya, sağa sola laf atıyor”. Ben araya girecek sanırken o da vurmaya başladı. Burnu o zaman kanadı ve tökezleyip Mustafa’nın ayaklarının dibine düştü. Öbür bankta oturan, ve hep örgü ören zenci kadın hafif bir çığlık attı. Mustafa, her zaman baktığı yöne bakmaya devam etti, olaya karışmadı. Yerden kalktı, hiç karşılık vermedi. Muhtemelen korkak değildi ama, kendini suçlu hissetti. Yanlış kadına laf atmıştı. Ben girdim araya, “yeter tamam” gibi bir şey geveledim. O da uzaklaştı. Biraz sonra kendisine laf atılan “teyze” geldi. Şişman ve başörtülüydü, buralıydı. “Nerde o piç” dedi.
Cumhuriyet bayramından bir gün öncesi. Mülk-i erkan Mustafa’nın önüne çelenk koyup selamlıyor. MHP ilçe başkanı olduğu söylenen adam kaymakamın önüne gidip bir şeyler mırıldanıyor. Eli ceketinin düğmesinde. Belki düğmesi kopmuş da parmaklarıyla tutuyor. “biz DTP ile aynı sırada olmak istemiyoruz” diyormuş. Sonra kameralara doğru dönüyor.”Biz Türk milliyetçileriyiz, cık cık, onlarla yanyana durmayız” diyor. Kaymakam, “Cumhuriyet hepimizin, söz konusu vatansa gerisi teferruattır” diye cevaplıyor. MHP ilçe başkanı geri dönüyor, ‘teferruat’ın yanında yerini alıyor. Mustafa, uzağa, çok uzaklara bakıyor hep. Ayaklarının dibinde olanları görmüyor. Arkasındaki denizde, yat yarışları devam ediyor.
Cinepoint’de “Mustafa” belgeseli oynuyor. Mustafa hasta yatağında, ölüme yakın tanrıya uzak duruyor. Duvardaki tabloyu cennet sanıyor. “Oraya gidelim Afet” diyor. Çakallar, kardeşinin ölüsünü, mezarından çıkarıyor. Mustafa karanlıktan, ekinlerin hışırtısından korkuyor. ‘Hiçbir şey babasını kaybetmiş, okulu bırakmış, evinden uzaklaşmış bu çocuğun sıkıntısını dağıtmaya yetmiyor’. Ağaçlardan kendine bir kulübe yapıyor. Terk etmek zorunda kaldığı evinin yerini alan bir ev bu. Herşeyini kaybettiğini düşündüğü bir dönemde “sürgünde bir yurt hayali” kuruyor, tüm Marmaris sürgünleri için... |